Menopoz Hakkında Her Şey: Bölüm II

Menopoz Hakkında Her Şey: Bölüm II

Menopozda Uygulanan Tedavilere Bakış  Öneriler

**Menopozda beslenme

Vitamin-c

  • Tüm yaşam boyunca olduğu gibi menopozdan sonra da yeterli ve dengeli beslenme büyük önem taşıyor:
    Sebze, meyva, süt ürünleri, balık, tavuk, tam tahıllar ve kuruyemiş (ceviz, fındık gibi) ağırlıklı beslenmenin şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, kolorektal adenom ve kolorektal kanser riskini azalttığı bildiriliyor.
  • Son yıllarda sık olarak kullanılan multivitaminlerin kronik hastalıkları azaltmadığı tespit edildi. Bu nedenle menopozdaki kadınların sağlıklı beslenmelerinin yaşam kaliteleri açısından çok değerli olduğu bilinmeli.
  • Bu dönemde bazal metabolik hızın azalması ve çoğunlukla hareketsiz bir yaşam kilo artışına yol açabilmektedir. Bu nedenle kadınlar ideal vücut ağırlıklarına ulaşmak ve korumak konusunda desteklenmelidir.
  • Çay şekeri, reçel, bal gibi basit şeker tüketimi ve tuz alımı azaltılmalıdır. Bu tür şekerlerin yerine kompleks karbonhidratlardan (tahıllar, kurubaklagiller) zengin besinler tercih edilebilir.
  • Fiziksel aktiviteyi arttırmak için hergün veya en azından haftada bir kaç gün en az 30 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite yapılması önerilmektedir.
  • Günde 2500 ml sıvı tüketilmesi önerilmektedir. Bu nedenle ihtiyacı karşılamak için günde 8-10 bardak su tüketilmesi uygundur.

**Menopozda vitamin ve mineraller

Antioksidan destek ve  vitaminlerin meme kanseri, katarakt, kalp-damar hastalıkları ve ölümden korumadığı, hatta bunlardan bazılarının tersine zararlı olabileceği üzerinde duruluyor.

Çeşitli B vitamini desteklerinin  zihinsel gerilemeye (bunama) karşı koruyucu olmadığı da ortaya konmuş durumda.

Kalsiyum

  • Vücudumuzda özellikle kemik ve dişlerde bol miktarda bulunan bir mineraldir. D vitamini ile birlikte kullanıldığında kemik kırıklarından koruduğu gösterilmiştir.
    Menopozdan sonra iskelet sisteminin bütünlüğünün korunmasında kalsiyum ihtiyacı artar, çünkü östrojen üretimi azaldığı için kemik yıkımı artmakta ve barsaklardan kalsiyum emilimi ise azalmaktadır.
  • 50 yaş ve altında bir kadının günlük kalsiyum ihtiyacı ortalama1000mg, 50 yaş üzerindeki bir kadının ise 1200 mg’dır.
  • Orta ve ileri yaş kadınlarda total kalsiyum ihtiyacının %70’i süt ürünleriyle (süt, yoğurt, peynir gibi) sağlanıyor. Bu ürünleri sevmeyen kadınlar ise beslenmede sardalye veya somon balığı, hububat, brokoli ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzeler, tofu, badem tercih edebilir.
  • Kalsiyum desteği sadece yiyeceklerle yeterli alımın sağlanamadığı kadınlara yapılmalı.
  • Yiyecek dışında destek olarak verilen yüksek dozda kalsiyum böbrek taşına neden olabilir. Ayrıca kalp-damar hastalıklarının riskini arttırabileceği de ifade edilmektedir.
  • Bu nedenle destek gereken durumlarda günde 500 mg yeterli olmaktadır.

D Vitamini

  • D vitamini kalsiyumun barsaklardan emilimini arttırır. Kemik sağlığı için temel vitamindir.
  • Güneş ışınlarının (ultraviolet B) ciltte sentezlenmesiyle oluşur. Ayrıca süt ürünleri, yağlı balık, karaciğer, yumurta sarısı ve bazı mantarlar D vitamini kaynağıdır.
  • Son yıllarda D vitamini eksikliği ile kalp ve şeker hastalıkları, kanser arasında ilişki olabileceği düşünülmekle birlikte; bu durumun açıklığa kavuşması için daha ileri çalışmalar gerekmektedir.
  • D vitamini eksikliğinin nedenleri:
    Güneş ışığını yeterli alamama, ileri yaş, şişmanlık, yetersiz beslenme, malabsorpsiyon sendromu, bazı ilaçlar(antikonvülzanlar, tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçlar), karaciğer veya böbrek hastalıkları.
  • Kadınlarda 70 yaşa kadar günlük D vitamini ihtiyacı 600 IU; 70 yaşın üzerindeki bir kadında ise 800 IU’dir.
  • Bazı yönergeler ise günlük 800-2000 IU D vitamini alınabileceğini bildirmektedir.
    4000 IU/gün ‘den fazlasının zararlı olduğu bilinmelidir.
  • D vitamini eksikliğini saptamak için 25 OH vit D kan düzeyine bakılabilir:
    Bazı kaynaklar 20 ng/ml, diğerleri ise 30 ng/ml’den düşük değerleri  D vitamini eksikliği olarak kabul etmektedir.
  • Bu vitamin için toplumda genel tarama yapılması önerilmemekle birlikte, riskli kişilerde araştırılması önerilmekte ve sonuçlara göre D vitamini tedavisi planlanmaktadır.

**Menopozda diğer destek tedavileri

  • Koenzim Q10
    Migrene karşı koruyucu.
  • Balık yağındaki omega 3 yağ asitleri trigliserid düzeyini azaltır ve kalp-damar sistemine yararlı olabilir. Bu nedenle çok yüksek trigliserid değerleri olan kadınlarda kullanılabilir.
  • Glükozamin sülfat osteoartritte fonksiyonların devamı ve ağrı için yararlıdır.
  • S adenozil metyonin hafif ve orta depresyonda yararlı olmaktadır.

**Menopozda tamamlayıcı ve alternatif tedaviler

Fitoöstrojenler:

  • Diyetle alınan soya (soya, tofu, baklagiller)
  • İzoflavonlar
  • Diğerleri

Akupunktur

Şifalı bitkiler

  • Black cohosh (Karayılan otu)
    Etki mekanizması tam bilinmemekle birlikte; menopozdaki  şikayetler, premenstrual sendrom ve dismenorede yararlı  olabilir.
  • Vitex (Chasteberry): Hayıt otu
  • St John’s wort (Hypericum perforatum): Sarı kantaron bitkisi
    Perimenopoz ve menopoz sonrası  hafif depresyonda tercih edilebilir.
Bazı herbal ürünler kanama riskini arttırdığı veya bazı ilaçların metabolizmasını etkilediği için dikkatli kullanılmalıdır!
Reçetesiz tedavi alternatifleri arasında bulunan soya, izoflavon, black cohosh yani yılan otu, E vitamini ve omega 3 yağ asitleri veya akupunktur gibi desteklerin kısa dönem kullanımda ciddi yan etkileri olmamakla beraber, hiçbir destek almayan kadınlara  göre üstünlükleri ispatlanamamıştır. (Kuzey Amerika Menopoz Cemiyeti (North American Menapause Society: NAMS))

**Menopozda östrojen ve progesteron tedavisi

resim3

-Orta veya ağır vazomotor şikayetleri olan kadınlar hormon tedavisinin birincil adaylarıdır.

-‘Transdermal’ (cilt yoluyla) ve ‘ağız yoluyla alınan düşük dozlu’ östrojen tedavisinin venöz ‘tromboemboli’ ve ‘inme’ gibi ciddi riskler açısından standart dozda kullanılan östrojen tedavisine göre daha az risk taşıdığı ifade edilmektedir, ancak randomize kontrollü çalışmalar ile bu düşüncenin ispatlanması gerekmektedir.

-60 yaş altı veya son adetin üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmemişse kullanılabilir.

-Progesteron tedavisi bu şikayetler için östrojen kadar etkili değildir ve uzun süreli kullanımı hakkında bilgiler yetersizdir.

-Meme kanseri riski 3-5 yıllık östrojen- progesteron tedavisi sırasında artmaktadır. (Women’s Health Initiative)

-Rahimi alınan ve bu nedenle sadece östrojen kullanımı sözkonusu olan kadınlarda ise 7 yıllık kullanım süresince meme kanseri için risk artışı gözlenmemiştir. Bu durumda yani rahimi olmayan kadınlarda ‘tek başına östrojen hormonu’ kullanım esnekliği sağlayabilir.

Öneriler

  • Hormon tedavisinde en düşük doz ve en kısa süreyi hedefliyoruz.
  • Tedavide hastanın şikayetleri ve mevcut risk faktörleri karar vermemizde belirleyici.
  • Diğer şikayetlerin olmadığı, sadece vulvo-vajinal atrofi varlığında düşük dozlu vajinal östrojen tedavisi tercih edilmelidir.
  • Primer over yetersizliği veya erken menopoz olgularında , kullanmaya engel bir durum yoksa hormon replasman tedavisi (HRT) veya doğum kontrol hapları doğal menopoz yaşlarına kadar kullanılabilir.
  • HRT kronik hastalıklardan koruyucu olarak kullanılmamalıdır.
  • Osteoporozda alternatif tedaviler hasta tarafından tolare edilemiyorsa, ilaçların vereceği yarar-zarar dengesi iyi yapılarak hormon tedavisi verilebilir.

**Menopozda selektif östrojen reseptör modülatörleri(SERM)

Bazı dokularda östrojen agonisti, bazılarında ise östrojen antagonisti olarak rol oynarlar.

Bazedoksifen (SERM)+ konjuge östrojen.
İlk doku selektif östrojen kompleksidir.
Rahimi olan kadınlarda  vazomotor şikayetler ve osteoporozun önlenmesi amacıyla kullanımı onaylanmış bir ilaçtır.

Ospemifen de yeni bir ilaç olup, orta veya şiddetli vulvo-vajinal yakınmalar için ağız yoluyla kullanımı onaylanmıştır.
Tamoksifen
Toremifen
Raloksifen

Tamoksifen, raloksifen: Meme kanserini önlemek için,
Tamoksifen, toremifen : Meme kanserinin tedavisinde,
Raloksifen: Osteoporozdan korunma ve tedavide,
Ospemifen: Vaginal atrofiye bağlı disparoni tedavisinde kullanılabilir.

Öneriler:

  • SERM kullanım kararı hastanın öyküsü, ihtiyaçları ve yarar-zarar ilişkisine göre düzenlenir.
  • SERM’ler pıhtılaşma eğilimini arttırabileceği için tromboz riski yüksek kadınlarda kullanılmamalıdır.

**Menopozda antidepresan ilaçlar (SSRI ve SNRI)

Paroksetin (7.5 mg): Vazomotor şikayetler için onaylanan bir ilaçtır.
Escitalopram
Venlafaxine
Desvenlafaxine

  • Meme kanserinden korunmak veya tedavisi için tamoksifen kullanan kadınların vazomotor şikayeteler için paroksetin kullanımından kaçınmaları gerekir.
  • Vazomotor şikayetler için bu ilaçların verilmesi durumunda kadının öyküsü, tercihleri ve yarar-risk dengesi gözönüne alınarak karar verilmesi uygun olacaktır.

Author

Hale Karagözoğlu İstanbul doğumludur. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde eğitimini bitirerek mezun oldu. Türkiyenin çeşitli yerlerinde ve Almanya'da hizmet verdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir