Histeroskopi

Histeroskopi

Histeroskopi nedir?

Histeroskop rahim içinin incelenmesi için sık kullanılan mükemmel bir araçtır. İlk olarak 1869 yılında üretilmiştir. Son yıllarda gelişen fiberoptik ve diğer teknolojik donanım ile yeni cerrahi aletler sayesinde hızla popüler olmuştur.

Endoskopik bir yöntem olan histeroskopi vajinal yolla uygulanarak rahim ağzı ve rahim içindeki sorunların hem tanısı, hem de tedavisi için kullanılmaktadır.

Kadın hastalıkları ile kısırlık tedavisinde minimal invaziv bir girişim olması nedeniyle standart bir yöntem haline gelmiştir.

 

Histeroskopi nasıl yapılır?

İşlem ışık kaynağına bağlı ince ve uzun bir teleskopun rahim ağzından geçirilerek rahime yerleştirilmesiyle yapılmaktadır, sisteme eklenen bir kamera tüm işlemin kayıt altına alınmasını sağlar.

Rahimin içi ekran vasıtası ile hekim tarafından izlenir ve sorun varsa aynı anda tedavi edilebilir.

Enstrümanın ucu farklı açılarda olabilmekte ve bu durum yapılacak ameliyatı kolaylaştırmaktadır.

Endoskopun çapı da yapılacak işleme göre farklı olabilmektedir, işlemin büyüklüğüne göre genişlik artar.

  • Tanısal histeroskopi yapılacağı zaman 3-5 mm’lik ince histeroskoplar kullanılmaktadır. Muayenehane veya poliklinik koşullarında yapılabildiği ve anestezi gerekmediği için ofis histeroskopi olarak da adlandırılır.
  • 5 mm’den daha geniş, genelikle 8-10 mm çapında olanlar daha büyük girişimlerde yani operatif histeroskopide kullanılır. Bu durumda ameliyathane koşulları sağlanır ve hastaya anestezi verilir; örneğin rahim içinde 1,5 cm’den büyük miyom veya rahimi tamamen perdeleyen septum ile ilgili yapılacak işlemin genel anestezi altında yapılması önerilmektedir.

Girişimsel işlemlerde çoğunlukla elektrik enerjisinden yararlanılmaktadır.

Histeroskopi sırasında rahimin içi CO2 gazı veya özel sıvılarla şişirilerek duvarları görünür hale getirilir.

Histeroskopide kesi olmadığı için hasta aynı gün içinde taburcu olabilmektedir. Bu nedenle günübirlik (outpatient) cerrahi olarak adlandırılır.

 

Histeroskopinin ne zaman yapılması uygundur?

Rahim içinin daha kolay değerlendirilmesi için adet kanamasının bitiminden sonraki bir kaç gün içinde yapılması tercih edilir. Siklusun ileri günlerinde endometrium kalınlaşacağı için bazı girişimsel işlemlerde ameliyatın yapılması zor olabilmektedir.

 Hangi durumlarda Histeroskopi yapılır?

  • Rahim içinden kaynaklanan düzensiz kanamalarMenopozdan sonraki kanamalarda da kullanılır.
  • Rahim içi yapışıklıkların (Asherman sendromu) tanı ve tedavisi Yapışıklıklar çok azdan rahim içinin tümüyle kapanmasına kadar değişen ağırlıkta olabilir. Düşük sonrası yapılan küretaj en önemli sebeplerden biridir. Histeroskopi bu sorunun tedavisinde ‘altın standart’ olarak kabul edilmektedir. Tedavide amaç hem mevcut yapışıklıkların açılması, hem de yenilerin oluşmasının önlenmesidir.
  • Endometrial polip çıkarılması
  • Submüköz miyom çıkarılması
  • Rahim içinde septum eksizyonu Septum rahime ait doğumsal (Müllerian) anomalilerden biridir. Rahim içindeki boşluğu ikiye ayıran bölme veya perde olarak ifade edilir, düşüklere neden olabilir. Kısırlık sorunu yaşayan kadınların %4’ünde, tekrarlayan düşüklerin %10-15’inde mevcuttur.
  • Elektrocerrahi veya laser ile endometrial ablasyon Aşırı kanaması olan ve artık çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlarda rahim iç tabakasını döşeyen endometriumun çıkarılarak tedavi edilmesine endometrial ablasyon adı verilir.
  • Yer değiştirmiş rahim içi araç ve yabancı cisim çıkarılması
  • Ultrason veya rahim filmi ile rahim iç boşluğunun tam olarak değerlendirilemediği durumlar
  • Tekrarlayan erken gebelik kayıplarının incelenmesi
  • Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları olan olguların değerlendirilmesi
  • Tubal sterilizasyon
Açıklama

Submüköz miyom: Rahimin iç duvarına yerleşen ve rahim içindeki boşluğu daraltan; düz kas dokusundan kaynaklanan iyi huylu ur.

Tubal sterilizasyon: Çocuk sayısını tamamlayan ailelerde kısırlaştırma amacıyla kadının tüplerinin kapatılması

 

Ofis Histeroskopinin avantajları nelerdir?

  1. Rahim içine kolayca girebilen çok ince aletler kullanılmaktadır.Hysteroscopy
  2. Rahim ağzını genişletmek gerekmediği için işlem ağrıya neden olmaz ve hastalar tarafından rahatlıkla tolare edilir. Ancak ağrı eşiği düşük; çok genç veya yaşlı hastalarda veya bazı nedenlerle rahim ağzında darlık veya yer değiştirme sözkonusu ise anestezi gerekebilir. Genellikle ağrı kesici ilaçlar veya paraservikal blok gibi küçük bir bölgesel anestezi yeterli olmaktadır.
  3. Net görüntü sağlanır.
  4. Maliyeti düşüktür.
  5. Hastanede gözleme gerek yoktur.
  6. Güvenli ve etkin bir yöntemdir.
  7. Ofis H/S ile tanı hemen konulabilir. Tanı amacıyla yapıldığında işlem kısa sürer, 5-10 dakikada biter. Hasta çalışıyorsa, aynı gün işine dönebilir.
  8. İşlem sırasında birçok patolojinin tedavisi de mümkün olabilmektedir. Ofis histeroskopi önceleri sadece tanı koymak amacı ile uygulanmasına rağmen, son yıllarda rahim içinde görülen sorunların hızlı ve kolay bir şekilde tedavisini de sağlamaktadır. Ofis histeroskopi kullanılarak endometrial polip çıkarılması; submüköz myom (tip 0 ve 1) ve septum rezeksiyonu; rahim içi  araç çıkarılması; yapışıklıkların açılması gibi işlemler yapılabilmektedir. Gerek duyulursa rahimden parça alınması da mümkündür.

Uterine_fibroid_pedunculated_2014

Histeroskopi sırasında hangi sorunlar gelişebilir?

*Rahimin delinmesi (perforasyon)

*Kanama

*Komşu organ (idrar yolları, mesane veya barsak) yaralanması

*Enfeksiyon

*Operatif histeroskopide rahimin içini şişirmek için kullanılan sıvının fazla verilmesi durumunda kanda sodyum düzeyinin düşmesi veya kan volümünün yükselmesi ve buna bağlı sorunlar görülebilir. Bu nedenle bu gibi girişimlerde hastanın hem aldığı, hem de çıkardığı sıvı yakından takip edilir.

Histeroskopi işlemleri başarıyla uygulanmaktadır. Tanısal-ofis histeroskopi sırasında sorun gelişme riski çok düşüktür.

Operatif işlemlerde de risk yine düşük olup, %1’in altındadır. Son birkaç yılda gerek ameliyattan önce, gerekse ameliyat sırasında alınan önlemlerle ciddi risklerde hızlı bir azalma olmuş ve bu oranların da altına inmiştir. Önlemler arasında işlem süresinin uzatılmaması, hastaya verilen sıvının hesaplanması ve hastanın akciğer-kalp fonksiyonlarının yakından takip edilmesini sayabiliriz.

 

 

Author

Hale Karagözoğlu İstanbul doğumludur. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde eğitimini bitirerek mezun oldu. Türkiyenin çeşitli yerlerinde ve Almanya'da hizmet verdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir