Çocuk isteyen HIV pozitif çiftlerde yaklaşım

Çocuk isteyen HIV pozitif çiftlerde yaklaşım

HIV nedir?

HIV/AIDS* ciddi, ama tedavi edilebilen kronik bir hastalıktır; bağışıklık sistemini baskılar.

Bu hastalığa neden olan HIV** virüsü tek sarmallı RNA içeren bir retrovirüstür.

*AIDS: Edinsel İmmün Yetmezlik Sendromu- Acquired Immune Deficiency Syndrome

**HIV: İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü -Human Immunodeficiency Virus

 

Ülkemizde HIV/AIDS

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan 2016 yılı verilerine göre tüm dünyada 36,7 milyon HIV ile enfekte kişi olduğu bildirilmiştir. Bu sayı ülkemizde 13.181 kişi olarak açıklanmıştır.

Dünya genelinde AIDS vakalarının azalmasına rağmen, son yıllarda Türkiye’de ciddi artış yaşanması dikkat çekicidir.

Ülkemizde HIV-AIDS hasta sayılarının malesef kayıtlı olanlardan en az birkaç kat daha fazla olduğu düşünülmektedir. Bunun nedenleri cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar söz konusu olduğunda sağlık kurumlarına başvurunun yetersiz olması ve kayıt sistemlerinin yeterli çalışmaması şeklinde ifade edilebilir. Ayrıca virüsün bulaştıktan sonra belirti vermeden 8-10 yıl gibi bir süre sessiz kalması da nedenler arasındadır.

HIV tedavi edilebilir mi?

HIV enfeksiyonunda malesef virüsü tamamen ortadan kaldıran bir tedavi henüz gelişmemiştir, ancak virüsün çoğalmasını kontrol eden ilaçlar vardır. Bu ilaçların genel adı “antiretroviral ilaçlar“, bu ilaçlarla yapılan tedaviye de antiretroviral tedavi denilmektedir.

Bu tedaviler AIDS hastalığının başlamasını geciktirmektedir, enfekte kişilerin ölüm oranları azalmıştır. Agresif ilaç tedavileri ile böylece ölümcül bir hastalıktan tedavi edilebilen kronik bir hastalığa dönüşmüştür.

HIV hangi yaşlarda görülür?

HIV her yaştaki kişiye bulaşabilir; ülkemizde en fazla 20-49 yaş arasında görülmektedir. Yine ülkemizdeki hastaların %30’u kadındır.

Görüldüğü gibi hastaların çoğu genç ve üreme çağında.

Çocuk sahibi olmak isteyen bu çiftlerin doğru bilgilendirilmesi çok önemli:

Çocuk sahibi olmak istediklerinde enfeksiyonun eşlerine ve doğacak çocuklarına geçmesi endişesini taşıyorlar. Hem eş, hem de doğacak çocuğun güvenliği çok önemlidir. Ailenin eş ve doğacak bebeğe HIV bulaşması ile ilgili tüm riskleri bilmesi ve bu riskleri azaltmak için uygulanabilecek yöntemleri öğrenmeleri sağlanmalıdır. Bu durumdaki çiftlerde muhtemel riskleri azaltacak şekilde dikkatli bir tedavi planlanır.

Eşlerden biri veya her ikisi HIV pozitif olsa bile bebeğe HIV geçiş riski çok azalmış, uygun tıbbi adımlarla %2’nin altına düşmüştür; ancak malesef riskin tümüyle ortadan kalktığı söylenemez.

Çiftlerden sadece birinde (serodiskordant) HIV varsa;

HIV virüsünü taşıyan eşe etkin bir antiretroviral tedavi uygulamak ve HIV negatif olan eşe virüsün bulaşmasını önlemek için koruyucu tedavi vermek yeni uygulanan başarılı bir tedavi yöntemidir.

Çocuk sahibi olmak isteyen HIV pozitif çiftlerde hangi yöntem tercih edilmeli?

**Doğal siklusda zamanlanmış cinsel ilişki riskli mi?

Eğer HIV pozitif eşin viral yükü yüksekse veya sağlıklı eşte aynı zamanda genital enfeksiyon, yara-sıyrık veya ülser varsa viral geçiş riski dramatik olarak artar.

Bu süreç sırasında HIV pozitif eşe tedavi yapılması, HIV negatif eşe de koruyucu tedavi uygulanması planlanabilir.

Bu önlemlere rağmen zamanlanmış cinsel ilişkide riskin diğer yöntemlere göre daha fazla olduğu aileye anlatılmalı ve olası riskler açısından çift bilgilendirilmelidir.

**Çocuk isteyen çiftlerde aşılama (IUI-intrauterin inseminasyon) veya tüp bebek tedavisi ile mikroenjeksiyon (ICSI) gibi yardımcı üreme tekniklerinden biri tercih edilebilir.

Kadın HIV pozitif ise:

Çocuk sahibi olmak isteyen bir çiftte kadın HIV pozitif, erkek negatifse eşe enfeksiyon bulaşma riskini önlemek için aşılama (IUI) tedavisi tercih edilebilir.

HIV pozitif kadında gebelik

HIV pozitif bir anneden virüsün bebeğe geçme olasılığı vardır. Gebelik süresince, doğum sırasında veya emzirme ile bebeğe geçebilmektedir.

Amniyosentez veya CVS (Koryon Villus Biyopsisi) gibi prenatal tanıda kullanılan invaziv girişimler de bebeğe geçiş riskini arttırır.

Bu nedenle bulaşma riskini azaltan yöntemler geliştirilmiştir.

HIV pozitif annenin bebeği nasıl korunabilir?

HIV pozitif gebeye ve yeni doğan bebeğe ilk 6 hafta aktif bir antiretroviral tedavi uygulanması;

Vajinal doğum yerine tedavinin eklendiği planlanmış sezaryen ameliyatı ve

Doğum sonrası annenin bebeğini emzirmeden kaçınması HIV’in anneden bebeğe dikey bulaşma riskini %2’ ye düşürmektedir.

Erkek HIV pozitif ise;

Erkeğin vücudunda viral yük fazlaysa, serum ve spermdeki viral zararı azaltmak için antiretroviral tedavi yapılabilir.

Uygulanan antiretroviral tedavi hafif düzeyde sperm anomalisine neden olabilmektedir. Spermin sayısı, hareketi ve semen volümü düşer; üreme potansiyelini olumsuz etkileyebilir. Sperm parametreleri normal değerlerin altına düşerse tüp bebek tedavisi ve mikroenjeksiyon gerekebilir.

HIV pozitif erkeklerde aşılama ve tüp bebek tedavilerinde özel sperm hazırlama yöntemleri kullanılmaktadır. Amaç laboratuarda virüsden arınmış sperm hazırlanmasıdır. Bu amaçla modifiye dansite gradient santrifugasyon + swim-up metodu tercih edilir.

Bu metodun kadın ve doğacak çocuğa HIV virüsünün bulaşmasını büyük oranda önlediği ispatlanmıştır.

Yardımcı üreme teknikleri sırasında işlemler ayrı bir laboratuarda veya laboratuarda ayrılmış özel bir bölümde yapılmaktadır.

Embriyolar, diğer gamet veya embriyolara viral bulaşmayı önlemek için farklı tanklarda saklanır.

Çocuk sahibi olduktan sonra da gerek çift, gerekse yeni doğan bebeğin takipleri uzun süre sürdürülmelidir.

ÖNEMLİ BİLGİLER

HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur.

En sık görülen bulaşma yolu cinsel temas olduğu için korunma büyük önem taşımaktadır.

Güvenli cinsel yaşam buradaki en önemli konudur. Tek eşliliğin yanı sıra, riskli cinsel temasta doğru kondom kullanımı hastalığın cinsel yolla bulaşmasına karşı en güvenli ve basit korunma yollarıdır.

Diğer bir bulaşma yolu da kan ve kan ürünleri ile olan bulaşmadır.

Ülkemizde kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir.

Organ ve doku nakilleri öncesinde gerekli testlerin yapılması da HIV bulaşma riskini en aza indirmektedir.

Tek kullanımlık steril enjektörler HIV bulaşma riskini azaltmaktadır.

Gebelik planlayan ve hazırlık amacıyla hekimine gebelik öncesinde başvuran kadınlarda istenen testlerden biri de aHIV testidir.

Ayrıca yardımcı üreme tekniklerinden birine başlayacak çiftlerde de tedavi öncesinde rutin olarak yapılmaktadır.

 

Author

Hale Karagözoğlu İstanbul doğumludur. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde eğitimini bitirerek mezun oldu. Türkiyenin çeşitli yerlerinde ve Almanya'da hizmet verdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir