Tüp bebek ilaçları kanser yapar mı?

Tüp bebek ilaçları kanser yapar mı?

‘Hormon iğneleri kanser yapar mı?’ sorusu tüp bebek tedavisine başlarken en sık karşılaştığımız sorulardan biri.

Hastalarımız bu ilaçların vücutlarında yapacağı etkileri haklı olarak merak ediyorlar ve ilaçların güvenliği hakkında endişelerini dile getiriyorlar.

Bu sorunun cevaplandırılması gerçekten çok önemli, çünkü kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin sayısı giderek artıyor ve tüm dünyada yılda ortalama 1 milyon tüp bebek siklusu yapılıyor. Bu yüksek rakamların dışında yumurtalıkları uyarmak amacıyla kullanılan hormon ilaçlarının toplam sayısı ise bilinmiyor.

Tüp bebek tedavisinde gonadotropinlerin* kullanılmasının nedeni daha çok yumurta ve embriyo elde ederek gebelik şansını arttırmaktır.

Tedavi sırasında ilaçların kullanım süresi kısa da olsa, kadın vücudunda hormonal değişiklikler oluşur. Böylece birçok yumurta gelişmekte ve östrojen düzeyi artmaktadır. Yumurta toplama işleminde ise pek çok ovulasyon(çatlama) alanı oluşur.

*Gonadotropin:

FSH ve LH adlı, beyinde hipofiz bezi tarafından salgılanan ve yumurtalıkların işlevini düzenleyen hormonlardır. Tedavi sırasında bu hormonları içeren ilaçlar kullanılır.

Fertilite ilaçları** ve kanser arasındaki ilişkiyi kesin olarak ortaya koymak kolay değildir:

 

  • Bu kanserlerin görülme oranı düşüktür.
  • Bu kanserler genellikle ilaç kullanımından yıllarca sonra, ileri yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle sebep-sonuç ilişkisi kurmak kolay değildir.
  • Farklı organlardaki kanserlerin nedenleri de farklı olabilmektedir.
  • Çocuk sahibi olmayan (infertil) kadınlarda zaten meme, yumurtalık ve endometriyum kanseri için artmış risk sözkonusudur.
  • Bazı kadınlarda kansere genetik eğilim mevcuttur.
  • Fertilite ilacı kullanan kadınların uzun yıllar sürecek takipleri genellikle yapılmıyor.
  • Bu tedaviyi kısa süre kullanan kadınlarda risk olup olmadığı ise bilinmiyor.
  • Tüp bebek tedavisinden sonra gebelik oluştuğunda olası risk artışı dengeleniyor mu sorusunun cevabı da bilinmiyor.
  • Metodolojik olarak yaşanan zorluklar da doğru değerlendirmeyi güçleştiriyor:Küçük vaka sayıları, heterojen tedavi rejimleri, tedavinin doz ve süresinde belirsizlik (bilgi eksikliği), retrospektif analiz, çalışmalarda kontrol gruplarının olmaması, yayınlarda taraf tutma şüphesi gibi. 
**Fertilite ilaçları:

Yumurtalıkları uyararak bir veya birden çok yumurta geliştirmek amacıyla kullanılan ilaçların tümü

 

Tüp bebek ilaçları ve yumurtalık (over) kanseri

Yumurtalık kanseri nadir olup, tüm kadın kanserleri içindeki oranı %3’dür.

En sık görülen şekli epitelyal over kanserleridir.

İleri yaşlarda tanı konur.

Çocuk doğuran ve emziren kadınlarda kanser görülme riski azalırken, kısırlık sorunu yaşayan kadınlarda (kısırlık tedavisinden bağımsız olarak) risk artmaktadır.

Doğum kontrol hapları da koruyucu etki yaparak riski azaltır.

Çocuğu olmayan, ileri yaşlarda anne olan, menopoza geç giren, endometriozis tanısı olan kadınlarda risk artmaktadır.

Genetik eğilim de çok önemlidir. Gerek BRCA 1, gerekse BRCA 2 mutasyonları dramatik risk artışına neden olur. Over kanseri tanısı konan hastaların yaklaşık %15’i BRCA mutasyonlarından birini taşımaktadır. Bu durumda hem meme, hem de over kanseri için yüksek risk mevcuttur.

Fertilite ilaçlarının invaziv (ilerleyici) over kanserine neden olması konusu araştırıldığında:

Bu ilaçların artmış yumurtalık kanseri riski ile ilişkisi saptanmamıştır.

BRCA 1 veya 2 mutasyonunu taşıyan ve fertilite ilaçlarını kullanan kadınlarda da over kanseri riskinde artış olmadığı bildirilmiştir.

BRCA 1 mutasyonunu taşıyan kadınlara 35 yaşında,

BRCA 2 mutasyonunu taşıyan kadınlara 40 yaşında koruyucu cerrahi ile yumurtalık ve tüplerinin cerrahi olarak çıkarılması önerilmektedir.

Ancak aile çocuk sayısını tamamladıktan sonra daha erken yaşlarda da operasyon yapılabilir.

 

Tüp bebek ilaçları ve borderline over tümörleri

Borderline over tümörleri*** tüm over tümörlerinin %15’ini oluşturur.

Genellikle doğurganlık çağında ortaya çıkar.

Tümör yavaş ilerler ve malign (kötü huylu) olanlara göre çok daha iyi seyirlidir. Tedavisi daha kolaydır ve ölüm riski çok düşüktür.

Yapılan çalışmalarda bu kanser için elde edilen sonuçlar çelişkilidir. Fertilite ilaçları ve borderline over tümörleri arasında güçlü bir ilişki bulunmamakla birlikte, bazı çalışmalarda hafif bir risk artışı gösterilmiştir; ancak risk artışının az olduğu belirtilmektedir.

Kullanılan ilaçlardan klomifen sitrat, gonadotropinler, HCG, GnRH agonistleri ile ilgili ilişki bulunmazken, progesteron kullanımının risk artışı ile ilişkili olabileceği ifade edilmiştir. Bu durumun ileri çalışmalarla aydınlatılması gerekmektedir.

Bu tümörlerle ilgili riskin hafif artması nedeniyle fertilite ilaçlarını kullanmamak için yeterli kanıt yoktur. Bu tümörlerden kaçınmak için ilaç kullanılmaması önerilmemektedir.

***Borderline over tümörleri:

Epitelyal over kanserlerinin farklı bir alt grubudur. Bu tümörlerin süreci iyi ile kötü huylu tümörler arasındadır. Bu nedenle ‘düşük malignite potansiyelli over tümörü’ olarak da adlandırılır.

Tüp bebek ilaçları ve meme kanseri

Meme kanserine yol açan nedenler tam olarak bilinmiyor; muhtemelen çok faktörlü ve kompleks bir ilişki sözkonusu.

Erken menarş, geç menopoz gibi nedenlerin endojen östrojene fazla maruz kalmaya yol açtığı ve riski arttırabileceği düşünülüyor. Bu süreçte doğal olarak progesterona maruz kalma da artar. Progesteron ve meme kanseri arasındaki ilişki ise belirsizdir.

Fertilite ilaçlarının kullanımları kısa sürelidir. Bunlardan biri olan klomifen sitrat, meme kanseri tedavisinde kullanılan tamoksifene yapısal ve fonksiyonel olarak çok benzer.

Fertilite ilaçları meme kanseri risk artışı ile ilişkili bulunmamıştır.

 

Tüp bebek ilaçları ve endometriyum kanseri

Tip 1 endometriyum kanseri en sık görülen rahim kanseridir ve uzun süre karşılıksız östrojene maruz kalma sonucunda ortaya çıkar. Progesteron hormonu ise bu kansere karşı koruyucudur.

İnfertilite, doğal yumurtlamanın olmadığı adet düzensizlikleri, obezite risk faktörleridir.

Çalışmalarda fertilite ilaçları ile artmış endometriyum kanseri riski arasında ilişki saptanmamıştır.

 

Tüp bebek ilaçları ve diğer kanserler

Yapılan çalışmalarda fertilite ilaçlarının rahim ağzı (serviks), tiroid veya kalın barsak kanserlerine neden olduğu tespit edilmemiştir.

Melanom ve lenfoma ile ilgili bilgiler ise yetersizdir.

Öneriler

İnfertil kadınlarda (kısırlık tedavisinden bağımsız olarak) over, endometriyum ve meme kanseri riskinin artmış olduğu bilinmeli ve kadınlar bu konuda bilinçlendirilmelidir.

Ancak fertilite ilaçları ile bu riskin artmadığı anlatılarak çocuk isteyen hastalarımız rahatlatılmalıdır.

Borderline over tümöründe risk artışı minimal olmakla birlikte, bu tümörler yavaş seyirli ve iyi prognozludur.

Bu nedenle borderline over tümöründen kaçınmak için ilaç kullanılmamasını tavsiye etmek için elimizde yeterli bilgi mevcut değildir.

 

Bu yazı hazırlanırken diğer bilimsel makalelerin yanısıra, Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (ASRM) tarafından yeni yayınlanmış yönergeden de yararlanılmıştır.

 

Author

Hale Karagözoğlu İstanbul doğumludur. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde eğitimini bitirerek mezun oldu. Türkiyenin çeşitli yerlerinde ve Almanya'da hizmet verdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir