Açıklanamayan Kısırlık (Sebebi İzah Edilemeyen Kısırlık)

Açıklanamayan Kısırlık (Sebebi İzah Edilemeyen Kısırlık)

Açıklanamayan kısırlık nedir?

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebeliğin elde edilememesi ‘açıklanamayan kısırlık’ olarak adlandırılır.

Açıklanamayan infertilite ‘subfertilite’ yani fertilitenin normalden daha az olması olarak da tanımlanıyor.

Tanısal yöntemlerdeki gelişmelere rağmen açıklanamayan kısırlığa oldukça sık rastlandığını (%10-30 arasında) söyleyebiliriz.

Hem kadına, hem de erkeğe yönelik yapılan standart tetkiklerde normal sonuçlar elde edilir:

*Kadının yumurtalıkları düzenli çalışmaktadır (ovulasyon mevcuttur).

Yumurtalık rezervi normal sınırlardadır.

Her iki fallop tüpü açıktır.

Rahim normal boyutta ve yapıdadır.

*Erkeğin de sperm değerleri (sayı, hareketlilik ve şekil) normaldir.

Açıklanamayan kısırlık 2 şekilde olabilir:

  1. Süreçte üreme sistemine ilişkin tanımlanmamış bir problem olabilir.

Gerek kadın, gerekse erkeğin genomik, epigenomik veya diğer karakteristik özellikleri süreçte rol oynayabilir; örneğin sperm sayı, hareket ve morfolojisi normal olsa da spermatozoal RNA elementlerinin eksikliğinde bu spermlerle doğal gebelik oluşması zor olmaktadır. Bu sorun varlığında tüp bebek tedavisi ve mikroenjeksiyon yapılması gerekecektir.

2.  Süreci bozacak herhangi bir sorun yoktur, döllenme sadece geçici bir süre için gecikmiş olabilir.

Bizleri en çok memnun eden, çiftlerin önemli bir kısmında süreci bozacak önemli bir sorun olmamasıdır. Böylece bu çiftlerde hiçbir tedavi gerekmeden zaman içerisinde kendiliğinden gebelik meydana gelmektedir.

Gebeliğe giden süreci etkileyen parametreler

  • Kadın yaşı
  • Evlilik süresi
  • Daha önce gebelik oluşması

Kadın yaşı genç ve infertilite süresi 2 yıldan azsa herhangi bir tedavi yapılmasa da sonuçların oldukça iyi olduğunu şu oranlarla ifade edebiliriz:

Çocuk isteyen ve korunmayan çiftlerin %84’ünde 1. yılda gebelik oluşurken, 2. yılın sonunda bu oran %92’ye ulaşır.

Yaşa bağlı kısırlık genellikle bu konu içinde değerlendirilse de farklı bir durumdur. Gebe kalma şansı ilerleyen yaşla azalır (Özellikle 40 yaş üzerindeki kadınlarda yumurtalık rezervindeki azalma önemli bir faktördür). Bu nedenle yaşa bağlı infertilitede tedavi yaklaşımı açıklanamayan kısırlıktan farklı olmaktadır.

Açıklanamayan kısırlık sorunu yaşayan çiftlerde yaklaşım

**Herhangi bir tedavi önermeden beklemek

Kadın yaşı 32’den küçükse ve yapılan araştırmalarda çiftte herhangi bir sorun bulunmamışsa, tedavi yapmadan 1 yıl daha beklemeleri önerilebilir.

Bu arada sağlık koşullarının iyileştirilmesi tavsiye edilir:

Sigara ve alkolden uzak yaşamak, kafein alımını kısıtlamak, fazla kiloların verilmesi ile kilo kontrolü, ilaç kullanımı sözkonusu ise kısırlığa neden olabilecek olanların değiştirilmesi ve stresten uzak bir yaşam gibi.  

**İlaçla ovülasyon indüksiyonu ve IUI (İntrauterin inseminasyon) yani aşılama tedavisi

38 yaş altındaki kadınlarda tedavide ilk tercih olarak önerilir.

Yumurtalıkları uyarmak amacıyla gonadotropin adı verilen hormon iğneleri kullanılır ve döllenmeye uygun dominant foliküller gelişir. Aşılama ile de yeterli sayıda spermin servikal bariyeri aşması sağlanır.

Bu tedavi 2-3 kez yapılabilir.

FSH ve HMG gibi hormon iğneleri, klomifen veya letrozol gibi ağız yoluyla kullanılan ilaçlardan daha fazla etkilidir; ancak çoğul gebelik riski ise bu ilaçlarla daha yüksek olmaktadır.

**Tüp bebek tedavisi

Yukarıda yazılı tedavilere yanıt alınamazsa tüp bebek tedavisine geçilir. Açıklanamayan kısırlıkta tüp bebek tedavisi klinik gebeliğe ulaşma süresini hızlandırmaktadır.

Kadın yaşı ileri ise diğer tedaviler yerine direkt tüp bebek tedavisi önerilmektedir.

 

Görüldüğü gibi klinik pratikte çiftlerin koşulları birbirinden farklı olduğu için, tedavide tek tipte bir protokol uygulanması mümkün değildir; bunun yerine ‘kişiye (çifte) özel tedavi’ uygulanmalıdır.

 

 

 

Author

Hale Karagözoğlu İstanbul doğumludur. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde eğitimini bitirerek mezun oldu. Türkiyenin çeşitli yerlerinde ve Almanya'da hizmet verdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir